Kimdir? 63 0

Ömer Hayyam Kimdir?

Asıl adı Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim el-Hayyam‘dır. Ömer Hayyam olarak bilinmektedir. İran’ın Nişabur şehrinde 18 Mayıs 1048 yılında doğmuştur. Hasan Sabbah ve Nizamülmülk ile birlikte Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el Lübad’dan eğitim görmüştür. Yaşamları boyunca, bu üçlü hiç ayrılmamıştır.

Fakat o yıllarda Hasan Sabbah’ın Rey şehrinde olduğunu, Nizamülmülk’ün ise yaklaşık otuz yaş daha büyük olduğunu, bu sebeple bu ilişkinin kurgudan ibaret olduğunu söylemektedir.

Evreni anlamak için, içinde yetiştiği İslam kültüründeki hakim anlayıştan ayrılmış, kendi içinde yaptığı akıl yürütmeleri ile eşine az rastlanır edebi başarı ile dörtlükler yazmıştır.

“Kim görmüş o cenneti, cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya
Özlenmeye, korkulmaya değer mi?” yazdığı yüzlerce rubailerden sadece bir tanesidir…

Babasının mesleği, çadırcılıktır. Hayyam da çadırcı anlamına gelmektedir. Hayyam, Astronomi, matematik, fizik gibi

 Binom Açılımı

alanlarla fazlasıyla ilgilenmiştir. Üçüncü dereceden bilinmeyen denklemler üzerine yazdığı bir eserinde bilinmeyene Arapça’da “şey” anlamına gelen kelimeyi kullanmıştır. İspanyollar bunu “xay” olarak değiştirmiştir. Daha sonra bu kelime ilk harfine 353_010920130114_464642070indirgenerek “x” olmuştur. Binom açılımını kullanan ilk bilim insanıdır.

Ömer Hayyam’ın doğum tarihi, o dönemde yaşayanların aksine tam olarak doğrudur. Takvim alanında da şu anda kullandığımız Miladi Takvim’den daha hassas olan Celali Takvimi‘ni bulmuştur.
Bunun haricinde Astronomi alanıyla ilgili araştırmaları mevcuttur. Galile’den yaklaşık 5 asır önce Dünya’nın Güneş etrafında döndüğünü bulmuştur. Gazali’yi yanına çağırarak bunu ispatlamıştır.Buradaki yazıda detaylar mevcuttur.

Okullarda Pascal Üçgeni olarak öğretilen, Blaise Pascal’ın soyadıyla olarak bilinen, aslında Ömer Hayyam tarafından bulunmuştur, Hayyam Üçgeni‘dir.


 

Hayyam’ın eserlerinden 18 tanesinin adı bilinmektedir, çeşitli bilim dallarında birçok eser yazmıştır.

  1. Ziyc-i Melikşahi. (Astronomi ve takvime dair, Melikşah’a ithaf edilmiştir)
  2. Kitabün fi’l Burhan ül Sıhhat-ı Turuk ül Hind. (Geometriye dair)
  3. Risaletün fi Berahin İl Cebr ve Mukabele. (Cebir ve denklemlere dair)
  4. Müşkilat’ül Hisab. (Aritmetiğe dair)
  5. İlm-i Külliyat (Genel prensiplere dair)
  6. Nevruzname (Takvim ve yılbaşı tespitine dair)
  7. Risaletün fil İhtiyal li Marifet. (Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair. Almanya Gotha kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)
  8. Risaletün fi Şerhi ma Eşkele min Musaderat (Öklid’in bir probleminin çözülmesi metoduna dair, Hollanda Leiden kütüphanesinde bir nüshası vardır. F. Woepcke fransızcaya çevirmiştir.)
  9. Risaletün fi Vücud (Felsefede ontoloji bahsine dair. Britanya kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)
  10. Muhtasarun fi’t Tabiiyat (Fizik İlmine dair)
  11. Risaletün fi’l Kevn vet Teklif (Felsefeye dair).
  12. Levazim’ül Emkine (Meskûn yerlerin iklimi ve hava değişikliklerine dair)
  13. Fil Cevab Selaseti Mesâil ve fi Keşfil Hicab (Üç meseleye cevap ve alemde zıtlığın zorunlu olduğuna dair)
  14. Mizan’ül Hikem (Pırlantalı eşyaların taşlarını çıkarmadan kıymetini bulmanın yöntemine dair)
  15. Abdurrahman’el Neseviye Cevab (Hak Teâlâ’nın alemleri yaratmasının ve insanları ibadetle yükümlü kılmasının hikmetine dair)
  16. Nizamülmülk (Arkadaşı olan vezirin biyografisi)
  17. Eş’arı bil Arabiyye (Arabça rûbaileri)
  18. Fil Mutayat (İlim prensipleri)

Rubai denince akla gelen Şair’lerden olmayı başarmış Ömer Hayyam’ın, yüzlerce rubaisi bulunmaktadır. Gazali ile yaşadığı sıkıntıdan sonra, dinsiz olarak adı çıkmış, çevresi tarafından dışlanmıştır. Bu dönemde üzerine yıkılan rubailer vardır.

“Camiye gittim, ama Allah bilir niye:
Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye.
Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden:
O eskidi gittim yenisini yürütmeye.” 
onlardan birtanesi budur. 

Hayyam, 4 Aralık 1131 yılında ölmüştür. Doğduğu yer olan Nişabur’da Müzesi ve Anıt Mezarı mevcuttur. İstanbul Beyoğlu yakınlarında bir muhite de adını vermektedir. En sevdiğim rubaisi:

“Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz.
İki başımız var, bir bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende;
Elbet başbaşa verecek değil miyiz?”

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir