Alüminyum Oksit Nedir?

Alüminyum oksit tanım olarak alüminyum atomları ile oksijenin tepkimeye girerek oluşturduğu bileşiktir. Genelde aşındırıcı olarak kullanılan bu bileşiğin kimyasal formülü Al2O3’tür. Normal alüminyumdan 3 kat daha yüksek bir erime noktasına sahip olması, bu bileşiğe mükemmel bir korozyon direnci sağlamaktadır. Bu özelliğin her ne kadar dezavantajları olsa da doğru bir stratejiyle kullanıldığında avantajları çok daha fazla olacaktır. Ayrıca alüminyum oksidin iletkenliği ve yoğunluğu, klasik alüminyumdan daha azdır.

Alüminyum Oksit Nedir?

Kimyasal anlamıyla alüminyum ve oksijenin tepkimesiyle oluşan alüminyum oksit, kullanım konusunda oldukça geniş bir imkân yelpazesi sunmaktadır. Saflık derecesindeki farklılıklara göre kahverengi, beyaz, pembe ve yakut gibi türleri bulunan bu maddenin yine saflık derecesine göre kullanım alanı da farklılık göstermektedir. Ancak genel olarak alüminyum oksit seramik alanında kullanılmaktadır. Seramik dışında:

  • Aşındırıcı taş yapımı,
  • Refrakter malzeme üretimi,
  • Metallerin ve metal dışındaki bazı yüzeylerin üzerinde bulunan boyaların çıkartılması,
  • Boya, kaynak, metalizasyon ve kaplama gibi uygulamalardan önce yüzeyin hazırlanması işlemi,
  • Teflon kaplama öncesi yüzeyin ön işlemleri,
  • Metallerin ve bazı metale benzeri özellik gösteren maddelerin matlaştırılması,
  • Cam dekorasyonları,
  • Camların buzlu cam haline gelmesi,
  • Kumlama proseslerini kullanan sektörler,
  • Zımpara kâğıdı üretimi,
  • Boruları ve boru hatlarının kaplama ya da boya işlemlerine hazırlıkta pürüzsüzleştirme görevi,
  • Hassas kalıp ve döküm üretimi,
  • Seramikten zımpara diski ve diğer malzemelerin imalatında da alüminyum oksit sıkça kullanılmaktadır.

Ayrıca alüminyumoksit bu alanların dışında taşıdığı niteliklere uygun başka alanlarda da kullanılan bir bileşiktir. Çok iyi bir elektrik yalıtımı sağladığından, birtakım dezavantajlarının ortadan kaldırılması ile birçok sektörde yararlanılabilmektedir. Ayrıca orta ila çok yüksek arasında değişen bir metalik güç kaynağı olması, sıkıştırma gücünün 2000-4000 MPa gibi çok yüksek değerlerde olması, sertliğinin yüksek olması, ısı iletiminin orta derecede olması, aşınmaya karşı dirençli olması ve yüksek korozyon özelliği ile de sık sık tercih edilen bir malzemedir.

Radyoaktif bir metal olmaması ve ağır metaller içermemesinden dolayı sektörde kullanılan birçok materyalden daha sağlıklı olan alüminyumoksit bu özellikleri nedeniyle nemli yerlerde tutulmamalı, kuru kalacak şekilde muhafaza edilmelidir. Biyo etkisiz olması ve gıdalara karışmaması, serbest silika bulundurmaması ve silikoz gibi hastalıklara neden olmaması da sağlıklı bir mineral olmasının diğer nedenleri arasında gösterilebilir. Ayrıca alüminyum oksit tüm bu özelliklerinin yanı sıra kanserojen değildir ve toksik maddeler barındırmaz.

Alüminyum oksidin genel özelliklerinden birisi de yüzey formunun nedeniyle daha çok angular da denen köşeli taneciklerden oluşuyor olmasıdır. Bu özelliği ile birlikte kumlama işlemlerinde her tülü materyal üzerinde hızlı bir temizleme etkisi yaratmaktadır. Çok iyi bir kayma özelliği gösteren alüminyum oksit düşük yoğunluğu (3,75- 3,95 g/ cm3) ve herhangi bir metalik yük bulunmadan çalışma sıcaklığının 1000-1500°C olması ile de birçok sektörde yararlanılmaktadır.

Tüm bu özelliklerin yanında alüminyum oksit çok yüksek bir enerji transferi sağladığından çok düşük seviyede toz üretimi ve kırılmalara karşı yüksek bir dayanıklılık gösteren bir maddedir. Özgül ağırlığının 4.0 ila 4.1 arasında değişken olması kabuk ve kirin sökülmesi ya da temizlemesi açısından yüksek bir kolaylık sağlayarak yüzeye çarpan her bir tanenin daha yüksek enerji seviyelerine çıkmalarını sağlamaktadır. Ayrıca beyaz alüminyum oksit metalik ya da metalik olmamasına bakılmaksızın her türlü yüzeyde korozif gibi istenmeyen etkiler yaratmadan rahatlıkla kullanılabilen bir maddedir.

Alüminyum Oksit Bileme Taşı Nasıl Kullanılır?

Taşlama taşı olarak da bilinen bileme taşları, yüzeylerinde bulunan matris adındaki bağlayıcı aşındırıcılar sayesinde tek bir noktada tutulan ve gözeneklere ayrılmış minerallerdir. Bu mineraller üzerinden binlerce kesme noktası bulunmaktadır. Bu gözeneklerin amacı birbiri ile bitişik halde bulunan aşındırıcı özellikteki mineraller ile bağlayıcılar arasında küçük ve oluklu boşlukların oluşmasını sağlamaktır. Bu boşluklar soğutucu penetrasyon ve bileme prosesinde atık metal tozlarının ve parçaları için kullanılmaktadır.

Bileme ya da taşlama taşının kullanımı esnasında söz konusu aşındırıcı mineraller bilenecek malzemeyi keser ve çok büyük olmayan parçalarda bulunan, engel teşkil eden çok küçük yüzey malzemelerinin yok olmasını sağlar. Bileme taşında kullanılan aşındırıcı minerallerdeki kesim noktaları zaman içerisinde taşlama işlemi yapıldıkça aşınır ve düzleşir. Bu duruma ise körelme adı verilmektedir. Körelme işleminin gerçekleşme sürecinde aşırı sürtünme durumundan dolayı ortaya çıkan fazla ısı, aşındırıcı minerallerin sürtünme yoluyla yeni köşeler meydana getirmesine yahut minerali bir arada tutan bağlayıcı köprülerin birbirinden ayrılmasına ve görevini yerine getirememesine neden olur. Bir sonraki aşamada ise malzemenin kesilmesi için yeni aşındırıcı mineraller kullanılmaya başlanır. Klasik vitrifiye bilemelerde kullanılan taş kendi bileme aleti ile bilenebilmektedir. Aşındırıcı özelliği ise kendi içindeki bağlayıcı türü ve taşın yapısı gibi unsurlara göre şekillenecektir.

Bileme ya da taşlama işlemlerinde körelmeyi ve dağılmayı geciktirmek için doğru taş seçimi hayati önem taşımaktadır. Doğru taş seçimi için önemli olan 9 farklı faktör sıralanabilmektedir. Bunlardan ilki bileme işleminin yapılacağı malzemenin sertliği ve türü olacaktır. Malzemenin sertliğine uygun taş seçimi gerçekleşmediği taktirde bileme taşındaki bağlar çok kısa bir süre içerisinde kendiliğinden çözülecektir. Ayrıca malzemenin fiziksel ve kimyasal özelliklerinin yanında, bileme işleminden sonra nerede kullanılacağı da ele alınmalıdır. İkinci önemli faktör ise hangi tarzda bir materyale pürüz kaldırma işleminin yapılacağı olacaktır. Bileme işleminin nasıl yapılacağı kullanılacak taşın boyutu ve türünü belirlemede etkili ögelerden birisidir. Üçüncü unsur ise taşlaması yapılacak materyalin finisajlarının belirlenmesi ve malzemenin şekline göre bir taş seçiminin gerçekleştirilmesi olacaktır. Dördüncü önemli unsur, bileme işleminin yapılacağı makinanın özellikleri, tarzı ve gücü gibi temel özellikleridir. Bununla birlikte taş hızı ve besleme derecesi de göz ardı edilmemelidir. Bu tarz araçlarda, aracın kullanılacağı uygulama alanı ve standartları üretim aşamasında belirlenmiş olmaktadır. Hem taşın çabuk bozulmaması hem bilenecek aletin zarar görmemesi hem de güvenliği sağlama maksadıyla, işlemin hemen öncesinde makinanın işlem hızının taşın en yüksek çalışma hızıyla uyumlu olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bileme esnasında taş ve aletin birbiri ile ne kadar temas edeceği, boyutları ve sertliği gibi bazı uygulama nitelikleri ile birlikte taşlamanın kuru mu yoksa ıslak mı olacağı, standart olarak belirlenmiş bileme sertliği ve kullanılan pürüz giderme yönteminin ne olduğu da diğer işlem öncesinde bilinmesi gereken şeylerdendir.

Bileme taşı olarak alüminyum oksit taşının seçilmesinin birçok avantajı olduğu gibi dezavantajları da vardır. Alüminyum oksit çoğu zaman takımsal çelikler ve paslanmaz çelik ürünlerin yüzeylerinde bulunan pürüzlerin giderilmesi için kullanılmaktadır. Ancak bazı durumlarda çekme mukavemeti yüksek bronz ve alüminyum gibi alaşımlarda ya da turuncu taşlama taşları, pirinç ve bakır ürünler için de kapasitesine göre alüminyum oksit tercih edilebilmektedir. Ayrıca alüminyum oksit taşı pürüz giderme işleminin yanında çapak alma, kaynaklardaki bağlantıların daha pürüzsüz hale gelmesi, perçinlerin taşlanması, ürünlerin üzerinde bulunan pasların temizlenmesi ve genel taşlama amaçları ile de kullanılabilmektedir. Genel taşlamaya örnek olarak çim biçme makinesinin içinde bulunan bıçakların bilemesinin yapılması, tornavidaların uç kısımları, bıçaklar, makaslar, keskiler ve diğer her tür araçların bilemesi örnek olarak verilebilmektedir.

Taşlama işlemlerinde taşlama derecesi de hem ürünün çizik tarzı hasarlar almaması hem de bileme taşının kolay bozulmaması için önemlidir. Burada bahsedilen derece, alüminyum oksit taşının üzerindeki aşındırıcı minerallerin bir arada kalmasını sağlayan bağlayıcı unsurların tutma gücüdür. Yumuşak derece daha çok talaşların kaldırma işleminin daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi ya da temas alanının daha geniş kılınması için kullanılsa da kullanım alanlarından biri de sert takım çelikleri ve karbür tarzı daha sert malzemelerdir. Sert derece alüminyumoksit bilemesi ise, yumuşak derecenin tam aksine daha yumuşak malzemeler için kullanılmaktadır. Bu bileme derecesi talaş ömrünün çok daha uzun olmasını sağlamakla beraber dar temas noktaları ve küçük yüzeyler için oldukça idealdir.

Bileme ya da taşlama işlemi her ne kadar imalatta daha fazla kullanılsa da bazı kişiler tarafından ev ortamında da gerçekleştirilmektedir. Ev ortamında en yaygın yapılan taşlama işlemi ise bıçakların ve makasların keskinleştirilmesidir. Bıçağın bileme işleminde en önemli unsur uygun açıyı bulmaktır. Bazı durumlarda kişiler bıçağın hangi açıda bilenmesi gerektiğine aşinadır. Ancak daha önceden böyle bir bilgisi olmayan kişiler bıçağını ilk defa keskinleştirmeden önce üretici firmaya danışmalıdır. Eğer üretici firmadan bu bilgi alınamıyorsa bu işte profesyonel olan biri bıçağı uygun açıyla bileyecek ya da uygun açıyı tespit edecektir. Her yan için 10 ila 30 derece açsında bir taşlama derecesi ideal olacaktır. Sığ bir açının tercih edilmesi keskin kenarlar sağlasa da taşlama işleminin çok kısa bir süre sonra tekrarlanmasını gerektirecektir. Dik bir açıyla yapılan bileme işlemi ise daha uzun süren bir dayanıklılık sağlayacaktır.

Bıçağın alüminyum oksit taşıyla bilenmesi esasında açı kılavuzunun kullanılması işin daha kolay olmasını sağlayacaktır. Açı kılavuzları hem taşlama açısının kontrol edilmesini hem de işlem esnasında değişmemesini sağlamaktadır. Bıçağın her iki yanının da aynı açıyla bilenmesi için açı kılavuzunun kullanılması büyük bir önem arz etmektedir. Kullanılacak açı kılavuzu bıçağın düz kısmına vidalar yardımıyla sabitlenmektedir. Birçok çeşit ve boyutta satılan bu kılavuzların bileme işleminde gevşeyip gevşemediği sık sık kontrol edilmelidir. Fark edilmeyen bir gevşeme çeşitli yaralanmalara zemin hazırlayacaktır.

Bileme işlemlerinde kayganlaştırma amaçlı yağlar kullanılmaktadır. Bıçak bilemesi esnasında yağlandırıcı bol miktarda kullanılmalıdır. Ancak taşın yağa batırılma gibi bir zorunluluğu yoktur. Bunun yerine taşın yüzeyine bol miktarda yağ dökülmesi ya da herhangi bir kullanabilir kayganlaştırıcının taşın yüzeyine eşit miktarda dağıtılması yeterli olacaktır. Eğer alüminyum oksit taşı için mineral yağı ya da başka bir kayganlaştırıcı bulunamıyorsa su da kullanılabilmektedir. Ancak su ile yapılan bilemeler yağ kullanılan bilemeler kadar verimli olmayabilmektedir. Ayrıca daha önceden yağ kullanılmış bir alüminyum oksit taşı üzerine sonradan su kullanılamamaktadır.

Bıçak üzerinde taşlama işlemi gerçekleştirilirken bıçağın tutma yerinden sıkıca tutmanız ve bıçağı gereken hızda sürtmeniz gerekmektedir. Bu esnada açı kılavuzunun taşa doğru basılı tutulması ve bıçağın taş üzerindeki hareketi boyunca sıvının yeterli olması önemlidir. Bıçak taşın üzerinde sıvının hareketleri ile bilenmelidir. Genelde bu işlemde bıçağın her bir yanı için 10 hareket yeterli olmaktadır. Son aşama olarak alüminyum oksit taşı ile bilenen bıçağın keskinliğinin kontrol edilmesi yeterli olacaktır. Keskinliğin test edilmesi için kullanılabilecek birkaç farklı yöntem bulunmaktadır. Bunlar arasından herhangi bir sebzeyi ya da meyveyi kesmek tercih edilebilmektedir.

Hakkında Selim Çayır

80'lerin son kuşağından, bilginin satılamayacak veya satın alınamayacak olduğunu düşünen, bildiklerini bu mecra vasıtasıyla misafirlerine aktarmayı hedeflemiş Bilgi Rehberi yazarı...

İlginizi Çekebilir

termostatik vana

Termostatlı Vana Tasarruf Sağlar Mı?

Son zamanlarda merak konusu olan konulardan birisi de termostatlı vanalarla alakalıdır diyebiliriz. Termostatlı vananın tasarruf …