Sağlık

Ameliyat Yapan Robotlar ve Nano Tıp

Bilgisayarlar uzun süredir ameliyat prosedürlerini planlamada yardımcı olarak kullanılıyordu ve da Vinci Surgical System gibi önceden programlanmış robotlar insanların ameliyatlarına sorunsuz bir biçimde yardım sunuyordu. Bunların performansı ameliyat olacak hastanın modelindeki isabet ile gittikçe arttı. Yeni görüntü tanıma metotları sayesinde, bunlar artık o kadar detaylı ve güncel ki, robotlar artık kısmen veya tamamen kendi başlarına çalışabiliyorlar. Örneğin, Smart Tissue Autonomous Robot (STAR) gözlem altında yumuşak dokuyu milimetrik keskinlik ile dikebiliyor. Bu florasan ve 3D görüntüleme ile bir basınç sensörü kullanıyor.

Smart Tissue Autonomous Robot

Smart Tissue Autonomous Robot

Medikal nano robotların sayısı ileride gittikçe artacak. Hücre boyutundaki makineler vücutta bakım işlemi yapacaklar, örneğin kemik yenilenmesine yardım edebilecek veya bağışıklık sistemi için tümör hücrelerini belirleyebilecekler. Nano tıp vücudun mekanizmalarını kullanacak: nano robotlar hedeflerine vücut sıvılarında yüzerek ulaşacak, vücuttaki hücrelere yapışacak veya gerekli organlara bir bez gibi sarılarak yardımcı olacaklar.

Bekleme Odasından Oturma Odasına

Geleceğin tıbbının temelinde yeni teşhis gereçleri ve kendi ölçümlerinin katkısıyla ortaya çıkacak olan veri artışı olacak. Ardından akıllı telefonunuz size “ bir doktora görün, kalbinde bir gariplik var!” diye bir uyarı verebilecek. Aslında, şu an bile tıbbın hizmet sunduğu yer anlayışı değişiyor: teşhisler aynı anda hasta tarafından yapılabiliyor veya o farkında olmadan bilgisayar merkezlerinde verileriyle bu gerçekleşebiliyor. Buna ek olarak bir çok bio sensör ve mini laboratuvar var ki, bunları kullanarak tecrübesiz bir kullanıcı dahi karmaşık testleri yapabiliyor. Manik depresifler, örneğin, bu tarz kemo-sensörler kullanarak kanlarındaki lityum seviyesini ölçebilir ve erkekler spermlerinin kalitesini kendileri ölçebilir.

Nano kablolar olarak yutulan bu tarz küçük “laboratuvarlar” ayrıca tüm bağırsaklarda kanserojen büyümeleri tespit edebilir ve kullanıcıyı bir şey bulduğundan uyarabilir (bu arada ilgili doktordan bir randevu da alabilir). Bu iletişim sayesinde, tıpçılar uzaktan gittikçe daha fazla müdahalede bulunabilir, ta ki ameliyat robotuna kadar. Bu bilgi zenginliği insanların önceden bilgi edinmesini ve erken müdahaleyi artıracaktır. Tabi böyle bir şeyi hayal ederken veri güvenliği ve korsanlığın önüne geçmek için tamamen yeni düzenlemeler gerektiğini unutmamak gerek.

3D Yazıcıdan Bio Yedek Parçalar

3D yazıcılardan plastik protezler sadece başlangıç. Sadece şablonlar daha karmaşık ve biyonik hale gelmiyor (örneğin bir grup araştırmacı şu an bir keçinin bacaklarını klonlama üzerinde çalışıyor). Malzemeler de artık daha akıllı: yeni protezler enerjiyi depolayabiliyor, sinir sistemine geri bildirimde bulunabiliyor ve kas etkisi ile oynatılabilenleri dahi var.

Fakat 3D yazıcılar bio ürünlerin üretimini de geliştiriyor. Bir çok araştırmacı ekibi tamamen uygulanabilir insan cildi üretme konusunda yol kat etti: bir lazerle ölçülen yaranın üzerine direkt olarak cildi “basabiliyorlar”. Başkaları ise üç boyutlu cilt parçaları üreterek bunların istenilen yerde kullanılması üzerinde çalışıyor. Ek baskının avantajı: bu tarz metodlar daha kompleks yapıların, başka malzemelerle başka 3 boyutlu dokular örneğin organların üretimi söz konusu olabilir.

Kişisel tedavi

Bu gelişmeler bir araya gelerek kişiselleştirilmiş tıpta süper trendi oluşturuyor: mümkün olduğunca çok kişiyi teşhis edip tedavi edecek yöntemler yerine, kişisel tedavi metotları geliştiriliyor. İlaçlar her hasta için ayrı üretiliyor. Örneğin akciğer kanseri, tablet tedavisi ile tedavi ediliyor: bir genetik testi yapılarak tümörde belli bir hücre mutasyonu aranıyor ve ardından az yan etkili özel bir ilaçla hedef alınıyor.

Kişiselleştirilmiş ilaç şu an ilk aşamalarını yaşıyor. Şu an Almanya’da sadece 50 kişiselleştirilmiş ilaç satışta. Fakat ufukta genetik bekliyor. Amaç en sonunda DNA’ya kişiselleştirilmiş bir yöntemle müdahale edebilmek; yenilikçi gen değiştirme metodu CRISPR/Cas sayesinde bu ucuz ve geniş bir kapsamda kullanılabilir.

Yeni trend: eczacılık endüstrisi hararetli bir biçimde yeni bio işaretleyicileri bekliyor, yani moleküler veri izleri veya direkt veri izlerinin henüz semptomlar ortaya çıkmadan müdahale edebilmesi söz konusu olacak.

Herkes İçin Gelecek

Modern tıp her zaman bir teknolojik başarı hikayesi olmuştur. Biyoloji ve teknoloji arasındaki sınır gittikçe bulanıklaşırken, bu normal bir insanın yeniden tanımlanması anlamına gelebilir: şu ana kadar normal görünen sorunlar artık hastalık olarak mı tanımlanacak? Makineler hasta olur mu? –Neticede bunlar virüslere maruz kalabiliyor.

Şunu unutmamak lazım: tıptaki en büyük gelişmeler asla en sansasyonel olanlar olmadı. İyileştirme sanatı insanoğlu ona en çok ihtiyaç duyduğunda hep ilerledi. Böylece, daha ucuz, daha basit, daha kolay ulaşılır ve daha evrensel hale geldi. Belki de geleceğin tıbbının en büyük zorluklarından biri de bu: tedavinin herkese açık olması ve aşırı zengin bir kısım insanın ulaşabileceği yenilikçi metotlardan ibaret olmaması.

Tıbbın geleceği bu nedenle etkinliği ile ölçülecektir, dış etkisi ile değil. Neticede tıbbın gerçek amacı acı çekmeyi azaltmaktır, sıra dışı gelişmelerin peşine düşmek değil…

Yazıyı Yazan: Selim Çayır

80'lerin son kuşağından, bilginin satılamayacak veya satın alınamayacak olduğunu düşünen, bildiklerini bu mecra vasıtasıyla misafirlerine aktarmayı hedeflemiş Bilgi Rehberi yazarı...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir