Anasayfa » Kültür&Sanat » Nietzsche ve Güç İstemi
güç istemi

Nietzsche ve Güç İstemi

Nietzsche İsviçre’deki Basel Üniversitesi’nde Klasik Filoloji profesörüydü. Bu pozisyona son derece genç yaşta (24) yaşında ulaşmıştı. Ne var ki, kendisine büyük ün kazandıran çalışmaları ne filolojide ne de akademide gerçekleşmemişti. Gerçekten de Nietzsche’nin yazıları çoğu kez doğru dürüst bir sınıflandırmaya direnir ve her ne kadar şimdilerde önemli bir filozof olarak değerlendirilse de o son derece geniş ilgileri olan bir düşünür ve edebi açıdan da son derece güçlü kalemi olan bir yazardır.

Nietzsche’ye göre yaşadığı dönemin en önemli hadisesi Hristiyanlık dininin bilim tarafından yıkılmasıydı. Darwin’in geliştirmiş olduğu doğal ayıklanma yasası (her ne kadar yer yer Darwin’i eleştirmiş olsa da), ona göre, Tanrı’ya duyulan rasyonel inanç olasılığını ebediyen sona erdirmişti. Meşhur `Tanrı ölüdür` sloganının yaratıcısı ve `Saf ruh bütünüyle saçmadır’ iddiasının sahibi Nietzsche’dir. Ancak bir çok insanın, dinin yıkılışının muazzam etkisinin farkında olmadığını ifade etmiştir ve bir çok kitabından birindeki (Neşeli Bilim) meşhur pasajda Tanrı’nın olduğunu düşünen bir adamın çevresindekiler tarafından deli olarak algılandığı bir sahne tahayyül eder. Yahudi-Hıristiyan geleneğiyle çatışma sonucu akılcı egoizm her ne kadar birçok insanın gözünde itibar kaybettiyse de bu, entelektüel bir karşı çıkış olmaktan çok uzaktı.

Gerçekten de kimi filozoflar Yahudi-Hristiyan ahlaki eleştirisini çok olumlu karşılamışlardı. İçlerinde en ünlü olanı kuşkusuz ki Friedrich Nietzsche’ydi. Nietzsche Hristiyan teolojisinin iflas ettiğini düşünüyordu. Hristiyanlığın ahlaki sonuçları konusundaki görüşleri de en az Hristiyanlığa olduğu kadar eleştireldi. Ona göre ‘Hristiyan Tanrı kavramsallaştırması, dünya yüzündeki en yozlaşmış Tanrı anlayışlarından biriydi.’ Nietzsche’ye göre, Tanrı ve doğaüstü güçler insan düşüncesinden bir daha geri dönmemek üzere sürgün edilmişse eğer tüm geleneksel değerlerin üzerinde durduğu temel yıkılmıştır. Bunun sonucu olarak da değer ve insan varoluşunun anlamıyla ilgili her şey yeni baştan tekrar düşünülmelidir.

Hakkında Selim Çayır

80'lerin son kuşağından, bilginin satılamayacak veya satın alınamayacak olduğunu düşünen, bildiklerini bu mecra vasıtasıyla misafirlerine aktarmayı hedeflemiş Bilgi Rehberi yazarı...

İlginizi Çekebilir

kitap okumak

Kitap Okumanın Önemi – Neden Kitap Okumalıyız?

Kitap okumak, bilginin anahtarıdır. Kitap okumak, size sınırsız hayal dünyasının kapısını açar. Kitap okumayan çok …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.